Bir Dirhem Bal İçin Bir Çeki Odun Yenmez

ATA SÖZÜ

Çevresindeki adamlarıyla sohbet etmekte olan
padişah, konuşmalar arasında keçiboynuzu diye
bir laf duyunca, meraklanır, “Nedir o?” diye sorar.
Ötekiler bir cevap vermeye hazırlanırken, padişahın
dalkavuğu atılır hemen, başlar keçiboynuzunu
övmeye:
“Kara kurudur ama; çok güzeldir sultanım!”
“Isırır ısırmaz ağzınız tatlanır sultanım…”
“Bal ağacıdır sultanım, bal!”
Merakı daha da artar sultanın:
“Getirin bakayım, nasıl bir şeymiş şu?”
Koşarlar hemen. Bulup, buluşturup, padişahın
önüne bir tepsi keçiboynuzu koyarlar.
Bir tane keçiboynuzunu eline alıp, sağına soluna
bakan padişah, yavaşça bir ısırık atar… Sonra
bir ısırık daha!
Elindeki keçiboynuzunu yiyip bitiren padişah,
önündeki tepsiyi öteye iteleyerek,
“Kaldırın şu tepsiyi önümden,” der. “Bir dirhem
bal için bir çeki odun yenmez!”

ATA SÖZÜ
Zurnada Peşrev Olmaz Ne Çıkarsa Bahtına

Kendini beğenmiş bir İstanbullu, Edirne’ de bir düğüne davet edilir. Düğün yemeğinden sonra hep birlikte bahçeye çıkılır. Oyun havaları eşliğinde bir süre eğlenildikten sonra, sıra istek parçalarına gelir. Onun konuk olduğunu bilen zurnacı yaklaşıp, “Çalmamızı arzu ettiğiniz herhangi bir parça var mı?” diye sorar. Zurnacıya küçümseyerek bakan İstanbullu, “Kala kala …

ATA SÖZÜ
Zorla Güzellik Olmaz

Poyraz ile Güneş, bir gün sıkı bir iddiaya girmişler. Poyraz, “Ben insanlara istediğimi yaptırırım,” demiş. “Hayır,” demiş Güneş, “asıl ben istediğimi yaptırırım.” O sırada, tarlasında çalışan bir adam görmüşler. Poyraz, “Var mısın” demiş Güneş’e, “adama üstündeki giysileri sen mi çıkartacaksın, ben mi? “Varım,” demiş Güneş, “Hadi, sen başla önce… Adama …

ATA SÖZÜ
Yerin Kulağı Var

Eskiden, çok eskiden Ege Bölgesi’nde Frigyalılar hüküm sürerken bugünkü Dinar kasabasında bir çocuk dünyaya gelir. Marsiyas adı verilen çocuk, küçük yaşta müziğe merak sarar. Frig havaları besteler, yurdunun doğa tanrısı Pan’a ilahiler yazar. Kamışa yedi delik açarak, bugün çaldığımız flüt, ney ve kavalın ilk örneğini icat eder. İcat etmekle kalmaz; …