Minareyi Çalan Kılfını Hazırlar

ATA SÖZÜ

Bir kış günü yoldan geçmekte olan bir delikanlı, biraz ötede, üç adamın dar; ama derin bir çukur açmakta olduklarını görür. Çukurun derinliği
ve darlığı dikkatini çeker. “Ne yapıyorsunuz?” diye sorar merakla. Toprağı kazanlardan biri, “Caminin minaresi gece çalınmasın diye ona
kılıf hazırlıyoruz,” der. Birkaç gün sonra, sisin yoğun olduğu bir sabah caminin yanından geçen delikanlı minareyi göremeyince telaşlanır.
Arkadaşlarına koşar hemen, heyecan içinde, “Haberiniz var mı, bizim minareyi çalmışlar!” der. Arkadaşlarının kayıtsız kaldığını görünce,
“Geçen gün ben görmüştüm onları… Kılıf hazırlıyorlardı minareye,” diye konuşmasına devam eder. Onu dinleyenlerden biri, sözünü keserek hemen, “Ne var bunda?” der, “Minareyi çalan kılıfını hazırlar elbet!

ATA SÖZÜ
Zurnada Peşrev Olmaz Ne Çıkarsa Bahtına

Kendini beğenmiş bir İstanbullu, Edirne’ de bir düğüne davet edilir. Düğün yemeğinden sonra hep birlikte bahçeye çıkılır. Oyun havaları eşliğinde bir süre eğlenildikten sonra, sıra istek parçalarına gelir. Onun konuk olduğunu bilen zurnacı yaklaşıp, “Çalmamızı arzu ettiğiniz herhangi bir parça var mı?” diye sorar. Zurnacıya küçümseyerek bakan İstanbullu, “Kala kala …

ATA SÖZÜ
Zorla Güzellik Olmaz

Poyraz ile Güneş, bir gün sıkı bir iddiaya girmişler. Poyraz, “Ben insanlara istediğimi yaptırırım,” demiş. “Hayır,” demiş Güneş, “asıl ben istediğimi yaptırırım.” O sırada, tarlasında çalışan bir adam görmüşler. Poyraz, “Var mısın” demiş Güneş’e, “adama üstündeki giysileri sen mi çıkartacaksın, ben mi? “Varım,” demiş Güneş, “Hadi, sen başla önce… Adama …

ATA SÖZÜ
Yerin Kulağı Var

Eskiden, çok eskiden Ege Bölgesi’nde Frigyalılar hüküm sürerken bugünkü Dinar kasabasında bir çocuk dünyaya gelir. Marsiyas adı verilen çocuk, küçük yaşta müziğe merak sarar. Frig havaları besteler, yurdunun doğa tanrısı Pan’a ilahiler yazar. Kamışa yedi delik açarak, bugün çaldığımız flüt, ney ve kavalın ilk örneğini icat eder. İcat etmekle kalmaz; …