Boş Başak Dik Durur

ATA SÖZÜ

Haşan Ağa oğlu Cemal’i okuması için küçük
yaşta, kentteki yatılı bir okula gönderir. Okulunu
tamamlayan Cemal, birkaç yıl sonra, yaz başında
döner köye.
Haşan Ağa, gururludur, mutludur. Bir sabah
Cemal’e,
“Ben ekinlere bakmaya gideceğim; sen de
gel; tarla işlerini de öğrenmeye başla!” der.
Birlikte buğday tarlasının başına varırlar. Başaklar
dolgunlaşmış, sararmaya başlamıştır.
Cemal bakar, bazı buğdayların gövdeleri dimdik,
başakları havada… Bazılarıysa yere doğru
bükülmüş, başakları toprağa bakıyor. Merak eder.
“Baba, buğdayların bazısı dimdik, ne güzel duruyor,
başakları havada. Bazılarının ise niye böyle
gövdeleri bükülmüş?”
Baba, gülümser,
“Oğlum,” der, “o çok güzel, dimdik duruyor
dediğin başakların içinde tane yoktur. Boş başak
dik durur!

ATA SÖZÜ
Zurnada Peşrev Olmaz Ne Çıkarsa Bahtına

Kendini beğenmiş bir İstanbullu, Edirne’ de bir düğüne davet edilir. Düğün yemeğinden sonra hep birlikte bahçeye çıkılır. Oyun havaları eşliğinde bir süre eğlenildikten sonra, sıra istek parçalarına gelir. Onun konuk olduğunu bilen zurnacı yaklaşıp, “Çalmamızı arzu ettiğiniz herhangi bir parça var mı?” diye sorar. Zurnacıya küçümseyerek bakan İstanbullu, “Kala kala …

ATA SÖZÜ
Zorla Güzellik Olmaz

Poyraz ile Güneş, bir gün sıkı bir iddiaya girmişler. Poyraz, “Ben insanlara istediğimi yaptırırım,” demiş. “Hayır,” demiş Güneş, “asıl ben istediğimi yaptırırım.” O sırada, tarlasında çalışan bir adam görmüşler. Poyraz, “Var mısın” demiş Güneş’e, “adama üstündeki giysileri sen mi çıkartacaksın, ben mi? “Varım,” demiş Güneş, “Hadi, sen başla önce… Adama …

ATA SÖZÜ
Yerin Kulağı Var

Eskiden, çok eskiden Ege Bölgesi’nde Frigyalılar hüküm sürerken bugünkü Dinar kasabasında bir çocuk dünyaya gelir. Marsiyas adı verilen çocuk, küçük yaşta müziğe merak sarar. Frig havaları besteler, yurdunun doğa tanrısı Pan’a ilahiler yazar. Kamışa yedi delik açarak, bugün çaldığımız flüt, ney ve kavalın ilk örneğini icat eder. İcat etmekle kalmaz; …